diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2011 Cumartesi

Yonca Diyeti Diyet Listesi


Web sitemizde Diyet listeleri kategorisi altında diyeti diyet listesi başlıklı makaleyi okumaktasınız.


Hacettepe Üniversitesi’nin hazırladığı Türkler’e özel dört yapraklı : Günde iki porsiyon süt ürünü, dört köfte büyüklüğünde et çeşidi, beş porsiyon meyve-sebze ve her öğün bir dilim ekmek.


Beslenme piramidine rakip olarak geliştirilen ‘dört yapraklı yonca’ mutfağımıza has özellikler taşıyor.


Hacettepe Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı, Türklere özel beslenme programı hazırladı. Diğer ülkelerin aksine beslenme piramidi yerine dört yapraklı yoncayı öneren komite, Türklerin yanlışlarını ortaya koyup yeni kurallar belirliyor.


Öğünlerde bir dilim ekmek mutlaka yenmeli.
Beş porsiyon meyve ve sebze, sağlıklı beslenmenin ilk kuralı.
Her gün dört köfte büyüklüğünde et çeşidi yemek şart.
Herkesin günde 2 porsiyon süt ürünü tüketmesi gerekiyor.


Türk usulü beslenme programı
Hacettepe Üniversitesi özel bir beslenme rehberi hazırladı. Besin piramidine alternatif olan ‘yonca’ Türklerin alışkanlıklarına göre hazırlanan ilk rehber.


Artık ülkemize özgü bir beslenme rehberi var; ‘Besin Yoncası’. 1992 yılında Roma’da Dünya Sağlık Örgütü ve Gıda Tarım Örgütü katılımı ile düzenlenen beslenme konferansında üye ülkeler, “Ulusal Gıda ve Beslenme Eylem Planları”nı hazırlamaya başlamıştı. Halk sağlığı sorunları ve toplumumuzun beslenme alışkanlıklarını değerlendirerek değerli hocam Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol başkanlığında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile birlikte ülkemiz için beslenme rehberini geliştirdi. Sağlıklı beslenme açısından kılavuz niteliğindeki bu değerli bilgileri, ilk defa sizlerle paylaşacağım. Rehber 65 sayfadan oluşuyor. Ancak sizler için kolay uygulanabilecek, yaşam kalitenizi artıracak önemli mesajları özetlemeye çalışacağım. Besin rehberinin temel amacı; sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi. Beslenme eğitiminde bilincinin nasıl kazandırılacağı da rehberde adım adım anlatılıyor. Neden besin yoncası? Ülkeler beslenme rehberlerini hazırlarken çoğunlukla besin piramitlerini kullanır. Piramidin anlamı, tabandaki besinleri daha fazla tüketmek, yukarıya çıktıkça daha az tüketilecek besinleri belirlemektir. Her ülke kendi yemek alışkanlıkları ve pişirme koşullarına göre piramitte değişiklikler yapmaktadır. Ülkemizde besin üretimi ve beslenme koşulları göz önüne alındığında besinler dört yapraklı yonca ile gruplandırılmış ve bunun daha sağlıklı olacağı düşünülmüştür. Yonca ne anlama gelmektedir? Yonca şansı, dolayısıyla mutluluğu simgelemektedir… Yoncanın yaprakları kalp biçiminde gösterilmiştir. Bu durum kalp sağlığını ve sevgiyi anlatmaktadır. Yaprak ‘yeterli ve dengeli beslenme’ ve zeytin dalları ile çevrelenmiştir. Zeytin dalları, barışı ve Akdeniz diyetinin önemli unsuru olan zeytinyağını temsil ettiği için seçilmiştir. Yoncanın yapraklarında besin grupları görülmektedir. Üst yaprakta Türk halkının yeterli miktarda tüketmediği süt ve süt ürünleri yer almaktadır. İkinci grup et-yumurta-kurubaklagil, üçüncü grup sebze ve meyve, son grup ise ekmek ve tahılı kapsıyor.


İki Porsiyon Süt Ürünü
* Süt ürünleri denilince aklımıza süt, yoğurt ve peynir çeşitleri gelmelidir. Bu besinlerden protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 vitamini alınmaktadır. Günlük olarak yetişkinler 2 porsiyon, hamileler ve emziren anneler ile menopoz sonrası dönemi yaşayan kadınlar 3-4 porsiyon süt veya süt ürünü tüketmelidir. Bir su bardağı (200 cc) süt veya yoğurt; 2 su bardağı ayran ya da 2 kibrit kutusu büyüklüğü peynir, bir porsiyon süt ve süt ürününe denktir. Komite, ishal tedavisinde yoğurt veya tuzlu ayran tüketilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulamaktadır. Az yağlı veya yağsız süt ürünlerinin tercih edilmesi de uygun görülüyor.

* Et ve et yerine geçenler deyince, kırmızı et, balık, hindi, tavuk etleri, kuru baklagiller, ceviz-fındık ve fıstık aklımıza gelmelidir. Bu grup ile bireyler protein, demir, çinko, magnezyum, B6, B1, B12 ve A vitamini alır. Beslenme rehberinde her gün, iyi kalitedeki protein kaynaklarını tüketmemiz gerektiği belirtilmektedir. Günde en az 4 köfte kadar et çeşidi veya bir tabak kuru baklagil yemeği tüketmek, haftada en az iki kez balık yemek gerekiyor. Salam, sosis gibi yiyeceklerden vazgeçemeyenler, mutlaka C vitaminin yönünden zengin domates, portakal, kivi, yeşil biber gibi besinlerle E vitamini içeren koyu yeşil yapraklı sebzeleri beraber yemeli. Sağlıklı bireyler her gün bir yumurta tüketebilir. Ancak kalp-damar hastalığı olanların ya da bu riski taşıyanların haftada 2 kez yumurta yemesi daha uygun. Çünkü yumurtada bulunan lesitin maddesi beyin fonksiyonu için önemlidir. Ayrıca yumurtanın sebze ve tahıllarla beraber tüketilmesinin, kandaki kolesterol üzerine olumsuz etkisi de yoktur. Et tüketiminin düşük olduğu ülkemizde, protein kaynağı olan kuru baklagiller haftada 4-5 kez, C vitamininden zengin besinlerle birlikte yenmelidir.




* Sebze ve meyveler, yüksek oranda su ve düşük oranda protein, karbonhidrat ve yağ içermeleri nedeniyle sağlıklı beslenmenin önemli parçasıdır. Antioksidanlar, bitkisel kimyasallar, diyet lifi gibi yararlı bileşikleri içermeleri nedeniyle, kronik hastalıklara karşı koruyucu özellik taşıyıp vücudun zararlı maddelerden temizlenmesini (detoksifikasyon) sağlamaktadır. Bu nedenle bir gün içerisinde mutlaka koyu sarı (havuç, patates), koyu yeşil (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu) ve nişastalı (patates, bezelye) olan sebzeleri tüketmek gerekir. Mevsimine uygun meyve yemek çok sağlıklıdır. Komite, günde 5 porsiyon sebze-meyve yemek gerektiğini bildirmiştir. Bunun iki porsiyonu yeşil yapraklı sebze, portakal, limon ve domates olmalıdır.


En İyi Tahıl, Bulgur
* Ekmek ve tahıl ürünleri saflaştırılmadığı sürece B12 dışında bütün B grubu vitaminleri, kompleks karbonhidratları, diyet lifini ve bitkisel proteinleri içerir. Ayrıca tahıllar bir miktar yağ içerir ve bu yağ da E vitamininden zengindir. En iyi tahıl kaynağı ülkemizde de çok kullanılan bulgurdur. Kepeğinden ayrılmamış makarna, pirinç, erişte ve ekmekler de önemli kaynaklardır. Az hareketli ve şişman bireyler günde 3 ince dilim ekmek (75 g.), çok hareketli, zayıf olan bireyler 9 dilim ekmek tüketebilir. Tahıl ürünleri her gün, her öğün alınmalıdır. Protein ve vitamin içeriğinin artırılması için tahıllar, kuru baklagil ve süt ürünleri ile beraber tüketilmelidir.


* Vücudun savunma sisteminin güçlenmesi için tek bir antioksidan öğeden çok miktarda almak etki yapmaz. Bunun yerine iki veya üç antioksidan öğenin alımı daha uygundur. Yani vücudun savunma sistemi ancak beslenmede çeşitlilik sağlandığı zaman optimal düzeyde olmaktadır.


* Metabolizmanın düzenli çalışması için en az 3 öğün besin tüketilmesi sağlıklı bulunuyor. Öğünler arasında 4-5 saat bulunmalı.


* Uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarı, boya uygun vücut ağırlığının korunmasıdır. Günlük enerji alımının kontrolü ve düzenli fiziksel aktivite yapmak önemlidir. Her gün 30 dakikalık yürüyüş yapmak gerekli.


* Hızlı kilo kaybından kaçının. Çünkü kalıcı sonuçlar için kilo kaybının yavaş olması gerekiyor. Komitenin önerisi haftada 0,5-1,0 kg zayıflanması yönünde.


* Yemeğin lezzetine bakmadan tuz eklemeyin. İyotlu tuz kullanın. Komite günde çeyrek çay kaşığı iyotlu tuz kullanımının yeterli olacağı kanısında.


* Alkol konusunda da önemli bir uyarı var. Alkolün sindirim enzimlerini bozduğu, karaciğer ve beyin üzerinde olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Kalp sağlığını korumak amacıyla alkol tüketiminin teşvik edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Eğer alkol tüketecekseniz günde 2 kadehi geçirmeyin. İçkinizi yemek yerken alın. Böylece alkolün emilmesini azaltabilirsiniz.


Yonca Diyeti Diyet Listesi

29 Mart 2011 Salı

2 Ayda yirmi kilo verdiren diyet programı

”2 ayda yirmi kilo verdiren ” başlığı sizlere biraz iddaalı ve kaba tabir ile ”sallamasyon” gibi gelebilir. Sizleri temin ederim ki sevgilerimle.net üzerinde bulunan 2000+ konu üzerinde belkide en gerçekçi ve gerçeği yansıtan konu bu olacaktır. Yazmış olduğum başlığı siz kendinize göre ”” veya ”iki haftada 5 kilo verdiren diyet” olarakta değiştirebilirsiniz.

Yaklaşık olarak 5 yıl önce aşırı kilolarımdan şikayetim sebebi ile bir tavsiye üzerine dünyaca ünlü akupunktur uzmanı Dr. ”” nun kapısını çaldım. 2 aylık akupunktur tedavisi ve düzenli beslenmenin ardından tam tamına ” 23” kilo verdim. Hatta hiçunutmam şöyle bir anım vardır. Tedaviye başlamadan önce herkes gibi bende baskül ün üzerindeki yerimi aldım. Aynı gün benimle tedaviye başlayan bir bayan arkadaş vardı. Baskülün üzerine çıktığım gün oda oradaydı ve şeklimi şemalimi kilomu biliyordu. Aradan 2 ay geçtikten sonra bu arkadaş ile yeniden karşı karşıya geldik ve şu kadarını söyleyeyim bu arkadaş adeta ”şoka” girdi ve on dakika kendine gelemedi.

Şimdi konumuza dönecek olursak eminim bana şu soruyu soruyorsunuzdur ” hani nerde bu 2 ayda 20 kilo verdiren diyet”.

Meraklarınızı gidereyim;

İlerleyen dönemlerde aşırı derecede bilgisayar bağımlılığım (mesleğim gereği) ve tembelliğim yüzünden yavaş yavaş kış aylarında kilo almaya başladım. Hemen hemen her kış ayında kilo aldım diyebiliriz. Fakat artık formülü bulmuştum dilediğim zaman dilediğim kadar kilo verebiliyordum. Geçen iki sene boyunca bu uygulamam oldukça başarılı oldu ve formumu korumayı başardım. Bu sene üçüncü senem kış aylarının sona ermesinden sonra bahar havasının yerleşimi ile birlikte kendimi yavaş yavaş dışarıya atmaya ve aşırı kilolardan arınmaya başladım.

Size vereceğim bu teknikte şugün şunu yiyin bugün bunu yiyin gibisinden maddeler bulunmuyor.

İki ay zarfında bize en çok yardımı dokunacak olan madde hiç kuşku yokki ”su” dur. Herkes bunu der biliyorum su çok faydalıdır yağları yakmaya yarar. Eyvallah bunda hem fikiriz ama unutulan birşey var, fazla su içmek bize en basitinden tuvalet ihtiyacı kazandırır. Şahsen ben kış aylarında aşırı çay tüketimi yaptığım için (özelliklede şekersiz içtiğimden dolayı) pek su ihtiyacı duymuyorum ve bu nedenlede öyle aşırı bir tuvalet ihtiyacım ortaya çıkmıyor. Hal böyle olunca ise oturduğumuz yerde saplanıp kalıyoruz en ufak bir hareket olmuyor ve vücut iyice tembelliğe alışıyor. Bu yazımı yazarken bile en az iki defa lavaboya uğramışlığım vardır. Dr. Murat Topoğlu ‘ nun bana verdiği tüyo ya gelecek olursak. Tuvalete çıktığınız vakit ”idrar” ınız muhakkak açık renkte gelmek zorunda. Ne kadar açık renkte gelirse bilinki vücudunuz o kadar yağ yakmakta, tam tersi durum söz konusu olduğunda yani koyu gelmeye başladığında ise vücudunuz yağ depolamaya başladı demektir. Su içerken en çok dikkat edilmesi gereken konu suyun nasıl ve neyle içileceğidir. Diyet yaparken suyumuzu muhakkak 1,5 litrelik plastik şişeden içmeliyiz. Bakın tekrar ediyorum özellikle plastik şişeden içmeliyiz. Bu konuda oldukça takıntılıyım çünkü bizzat denedim ve şahit oldum. Cam şişeden buz gibi suyu içmek çok can alıcı olsa dahi içimi plastik şişe kadar rahat ve akıcı değildir. Sürekli bardaktan su içmeye çalıştığınız vakit ise sizi tıkayacak ve içerken zorlanacaksınız. 1,5 Litrelik bir şişeyi kendinize ölçü olarak alabilir ve en kısa sürede tüketmek için başucunuza koyabilirsiniz. Canınız su içmek istemeyebilir ama içeceksiniz başka bir alternatifiniz bulunmuyor.2 aylık mızın ikini önemli maddesi ”yoğurt”. Sizleri bilmem ama ben yoğuda bayılırım, belkide kolay kilo vememin en büyük sebebide yoğurt yemekten bıkmayışımdır. Yine dr. Murat Topoğlu ‘ ndan bir alıntı yapacak olursak ”Yiyebiliyorsan günde 1 kilo yoğurt ye ” . Yoğurt deyip geçmeyin lütfen, açlık hissi duyduğunuz vakit bir kaşık buz gibi bir yoğurt aldığınız zaman içiniz ferahlıyacak ve en az 2 saatlik bir süreç boyunca yemek ihtiyacınızı ertelemiş olacaksınız.Diyet programımızın üçüncü maddesini ise kurutulmuş ekmek ” etimek ” oluşturuyor. Daha bugün 1 koli aldım sanırım içinde 12 tane bulunuyor. Buda bana nerden bakarsanız 15 günden fazla yeter ( tabi ev hali salça olmazsa eğer ). Kurutulmuş ekmek ”etimek” sindirmesi çok kolaydır. Hamur özelliğini yitirdiği için midemize oturup kalma gibi bir derdi yokturdur. Kurutulduğu için ağzımıza attığımız vakit kolaylıkla dağılmakta ve küçücük parçalara bölünmekte bu sebeplede sindirimi bir hayli kolay olmaktadır.Diyet programımızın dördüncü maddesinde ise yardımcı silahlarımızdan bahsetmek istiyorum. Yardımcı silahlarımız nedir ? Her dakika yanımızda yoğurt veya etimek bulunduramayacağımız için bu gibi durumlarda devreye ”grisini”, ”çubuk kraker”, ”leblebi”, ”eti form” gibi ürünler girmektedir. Açlık hissi bizde uyanmaya başladığı vakit kendimizi kandırmak için küçük çaplı yardımcı silah operasyonu yapabiliriz ( aşırıya kaçmadan).2 Aylık diyet programımızda yemek alışkanlığımızıda mümkün olduğu kadar düzene sokmak zorundayız. Yukarıda yazdığım maddeler sizlerin düzenli bir öğüne kavuşabilmesi içindir. Kilo alanların büyük bir bölümü hatta tamamına yakını ”aşırı derece hareketsizlik” ve ”öğün dengesizliği”nden kaynaklanmaktadır.Diyet programımızın en büyük silahlarından ve sırlarından bir taneside şudur. ”Kendinizi yürütün” evet arkadaşlar sizlere aşırı spor yapın deliler gibi koşun, koşu bantlarına çıkın vs demiyorum. Sadece bazı alışkanlıklarınızı değiştirin, şayet otobüs yolculuğu yapıyorsanız hergün bir önceki durakta inmeye çalışın, minibüs ile seyahat ediyorsanız evinizin kapısının önünde inmeyi beklemeyin biraz geride indirmesini isteyin. Aracınızla seyahat ediyorsanız arada bir diğer toplu araçları deneyin.

Bu yukarı da vermiş olduğum tavsiyeleri gözardı etmez ve düzenli bir şekilde uygulamaya koyarsanız emin olun kazançlı çıkacaksınız. Bu yazıda  maksimum 1000 kişilik ziyaretçi kazancımdan başka bir kazancım olmayacaktır. Sizlere herhangi bir ürün veya program satmaya çalışmıyorum veya doktorlukta taslamıyorum. Yukarıdaki yöntemi kullanarak 2 ay gibi bir süre içerisinde tam tamına 23 kilo verdim ve inşallah bu senede yine bu programa sadık kalarak kilo vermek istiyorum. Bugün günlerden 29 Mart iki ay sonra yani haziran ayı başında yeni kilom ile sizlerle görüşmeyi umut ediyorum.

Kendinizi ne kadar şartlandırır ve kendinizle zıtlaşırsanız emin olun o kadar başarılı olursunuz.

2 Ayda yirmi kilo verdiren diyet programı

12 Mart 2011 Cumartesi

İki Günde Üç Kilo verdiren diyet


Cumartesi başlayın, Pazartesi herkesin dikkatini çekin!


Size hayatınızı değiştirecek bir diyet önermek istiyoruz. Size tavsiyemiz Cumartesi günü diyeti yapın ve Pazartesi günü herkes size nasıl kilo verdiğinizi sorsun. Merak etmeyin çok ağır bir diyet değil. Evde oturanlar biraz zorlanabilir ancak hafta sonu da yoğun bir programınız varsa kolaylıkla yapabileceğinize emin olun. Her şok diyette olduğu gibi bu diyeti de sıkça tekrarlamamalısınız. Yaptıktan sonra bir hafta geçmeli ki tekrar yapabilin. Günlerin sabahını meyve ya da meyve suyu ile geçirin. Tabii meyve suyu taze sıkılmış olmalı. Marketlerde satılanlar kilo almanız için birebirdir! Öğle yemeğinde bir porsiyon sebze yemeği, bir kase salata ve bir kase yoğurt yiyebilirsiniz. İkindiyi de bir adet meyveyle geçirin. Akşam ise bir porsiyon et yemeği, bir kase salata ve bir ince dilim ekmek tüketin. Geceye kadar dayanamazsanız bir meyve daha yiyebilirsiniz. İkinci günü de aynı şekilde tekrarlayın. Tartıya çıktığınızda hangi ara üç kilo eksildiğinizi görerek şaşıracaksınız. Meyve seçiminiz dilediğiniz gibi olabilir ama tavsiyemiz elmadan yana olacaktır.




haftasonu diyeti, haftasonu diyetleri, hızlı diyetler, hızlı zayıflatan diyet, iki günde üç kilo, iki günlük diyet, iyi zayıflatan diyet, meyveli diyetler, sağlıklı diyetler, şok diyet, şok diyetler, ünlülerin diyetleri



İki Günde Üç Kilo verdiren diyet